20 Eylül 2011 Salı

Aklıma gelmişken... ~~

"Ya ben neden yaptığım yayınları paylaşmıyorum ki" diye düşündüm bir an. Ve işte buradayım. - "Ve" demeye bayılıyorum, nasıl da şirin bir kelime. Hele cümle başında kullanıldığında tadından yenmez, yemişim kuralları. Bugün dikkatim dağınık, evet.- Efendim, 2 hafta önce radyoda Hallyu Özel Hafta Sonu programı yaptık. Ola ki "Benim haberim yoktu, yok ben kaçırdım" ya da "Yeniden dinlemeyi çok isterim" falan derseniz... İndirmek için tık. Çok zevkli bir şeymiş bu djlik olayı. Sevdiğin şarkıları insanlarla beraber dinliyorsun, onların sevdiklerini de onlara armağan ediyorsun falan. Djlik deyip duruyorum ama ben amatörün en alasıyım. Ne çamlar deviriyorum, nasıl hebebe, hübebe kalıyorum bir bilseniz. -.- Hem topu topu 15-20 kişi dinliyor. Ama dinleyici sayımız günden güne artacak, inancım sonsuz. Bu arada Japon sever arkadaşlarım, çok güzel bir ortam var "www.japan-fans.com"da, bekleriz. ~~

Sonracığıma... Yaklaşık 4 ayrı hesap değiştirmiş olsam da 2 yıldır Twitter kullanıyorum. 2010 yılının başarılı Japon dizisi "Sunao ni Narenakute"de Twitter muhabbetleri üzerine dönen bir diziydi, izleyenler bilir. İşte o zamanlar, yani ilk twitter hesabı açtığımda ilk Twitlerimi İngilizce atmıştım, oysaki arkadaşlarım Türk'tü. Çok gülüyorum şimdi. Herhalde doğrusunun öyle olduğunu falan düşünmüştüm. Hani, Twitter tuhaf bir alemdir, ilk girdiğinde insan afallar, ne yapacağım, ne yazacağım ben diye bocalar falan ya, öyle bir anıma rastgeldi sanırsam. Neyse işte, o bocalama döneminde, "Keşke benim de bu dizideki gibi Twitter arkadaşlarım olsa da beraber içmeye falan gitsek, eğlensek" diye düşünürdüm. Zaman geçti, kendime güzel Twitter arkadaşları buldum. Blog tutmaktan daha çok eğlendiğim, paylaşımda bulunduğum bir platform benim Twitter. O kadar bahsetmişken adresimi de vereyim. Gerçi sağ üstte mevcut zaten. Mirune
Aslında ben Sukkie'ciğimin Twitter hesabı açmasından bahsedecektim. Bilen bilir, Koreli sanatçılar arasında en sevdiklerimden biridir Jang Geun Suk. 2012 Eylül'de, yani tam 1 yıl sonra yeni dizisi çıkacak, adı "Love Rain". Birden dejavu yaşadım, ya da bunu 23329834 kez yazdım bloga. Hı, unutmadan SNSD'den Yoona'yla paylaşacak başrolü. Çok şükür... Mun Geun felaketinden sonra böylesine güzel bir haber almak beni ziyadesiyle mutlu etti. Bu Jang Geun olacak güzel insan 4-5 gün önce kendine Twitter hesabı açtı. Hayranlarından gelen iletileri RT -RT, açılımı Retweet, yani başkasının gönderdiği bir iletiyi yeniden göndermek- ediyor. Herkese laf yetiştiriyor, boru mu 100 bin küsür hayran. Adamdaki enerjiye şaştım kaldım. Yediğini, içtiğini fotoğrafa çekip hayranlarıyla paylaşıyor falan. Ben bir ara kafayı onun twitleriyle bozmuştum. Abartmıyorum, aldım elime çekirdek, film izler gibi onun ileti şeridinin geçmesini izledim. Bir de bir şey anlasam içim yanmayacak. Hepsi Korece... Çok milliyetçi çıktı canım bu Sukkie. 10 kere yazmışımdır ona İngilizce. Hiç cevap vermedi -.- Grup Vitamin'den sana gelsin bu şarkı. Ellere vır da bize yoh mi diyorum Jang Bey.
  

Kimi onun bu hallerini çok eleştirdi ama ben eğlenceli buluyorum. Eğlenceli bulmam onu takip edeceğim anlamına gelmiyor tabii. -.- Hahah. Merak edenler için adresi... Şimdi bu şarkıyı başka taraflara çekecek çok kelek kafa olur. Hiç espiri anlayışı olmuyor bazılarının ya. 2 içkili twit atınca follower sayım falan düşüyor. Sıkıcısınız ey insanlar.

Keşke Akanishi de biraz Sukki'ye benzeseymiş. Çok değil ya, ucundan, kıyısından, birazcıcık. En azından hayranlarından gelen iletileri okuduğuna dair bir belirti göstersin. Akanishi'nin elimde röportajları var ama zamanım yok, çeviremiyorum maalesef. Bir de Care'ı çevirmeye başladım geçen. Kendimi Akanishi'ye adadım. Ah, bir de şu albümü hazır etse de dinlesek. Bekle, bekle afakanlar bastı. Ben istemez miyim adam gibi bir Yellow Gold dinlemek, ben istemez miyim 5th season'ı son ses açmak. Hayırlısı diyelim en iyisi, geç olsun güç olmasın. Az önce bir röportajını okuyordum. Çok güldürdü beni Jin, komik insan vesselam. Yavrum 47 Ronin'in eski versiyonlarını hiç izlememiş. Beni gülümseten kısmı,  Jin'in Keanu'yla oynamaktan duyduğu haklı gururunu yansıtan kısımdı. "Keanu nefret edilen birini canlandırıyor, onunla tek iyi anlaşan kişi benim canlandırdığım Chikara karakteri. Yani onunla bol bol sahnem var. Bana sık sık “Şu Japonca'da nasıl söylenir?”  diye sordu. İngilizce anlamayan Japonlara tercümanlık yapma görevini Sanada üstlendi. Ben daha çok ata binme ve düello üzerine alıştırma yaptım. Savaş sahnelerinde geri kalmak ya da sıkıntı vermek istemedim. Düello sahneleri için çok çalışsam da bu hayatta kalmama yetmedi (Gülüyor)" Yani filmde Jin'in canlandırdığı karakter ölecek, ki çoğumuz biliyorduk. Ah ağlarım ben, film de olsa istemem.

0 yorum:

Son Ziyaretçiler